Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 12
Sayı: 1678




2016 yılının müzik olayı sizce hangisidir?

Ozan, besteci ve müzisyen Bob Dylan'ın Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanması!
Kanserle mücadale eden Fatih Erkoç'un, hastalığının ilerlemiş olmasına rağmen konserlerine devam etmesi!
Fazıl Say'ın Beethoven Akademi Ödülü'nü kazanması
Kanadalı yazar, ozan, söz yazarı ve müzisyen Leonard Cohen'in vefat etmesi
Taylor Swift'in Grammy Ödülü'nü kazanması
Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı'nın Devlet Çoksesli Korosu'nun provasını İzlemesi
DOB'nin 2016 yılında da sürekli Türk müzikal ve operalarına repertuarında çokça yer vermesi!

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler







 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 20 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 1672

Telif ödemeyen çağdaşlık! - 10.05.2017





Sanat kurumlarımızın, özellikle Devlet Opera ve Balesi ve Devlet Tiyatrosu'nun, hak sahiplerinin tüm uyarılarına rağmen kimi eserleri tek kuruş telif ödemeden, deyimin tam anlamıyla "göstere göstere" sahneye koymak, açıkçası korsan prodüksiyon yapmak gibi kronik bir hastalığı vardır.

Bu hastalık hiç bir zaman tedavi edilmedi. Görev başına büyük iddialarla ve dosyalarıyla gelen, çağdaşlığın ve aydınlık sanat yüzünün ülkemizdeki temsilcisi olarak kendini nitelendiren genel müdürlerin (içlerinden bir kaç tanesi hariç) hemen hepsi bu kronik hastalığı tedavi etme yoluna da gitmediler.

Bu girizgahtan sonra gelelim konuya.

Devlet Opera ve Balesi eski genel müdürü Rengim Gökmen'in genel müdürlüğü döneminde telif ödenmeden ve izinsiz yapılan dört prodüksiyon için, prodüksiyonların mali kullanım haklarını elinde bulunduran Alman şirketi Internationale Musikverlage Hans Sikorski’nin sekiz yıl kadar önce avukatları aracılığı ile yaptığı suç duyurusu üzerine açılan davaların, sonuna doğru gelinmeye başlandı.

Konuyla ilgili kulislere düşen bilgilerden oluşturduğumuz gazetemizdeki haberde de belirtildiği üzere dönemin genel müdürü Rengim Gökmen ve yine kulis bilgilerine göre davaların bu kadar arap saçına dönmesine neden olan dönemin genel müdür yardımcısı Nilgün Çelebi'yi zor günler bekliyor.

Sanat kurumlarımızda iş başında olan kişiler inanılmaz bir kibir ve entel redçi egoyla "bişey olmaz" yaklamışımıyla da olsa gerek ciddiye alınması gereken idari meseleleri hiç bir zaman ciddiye almadılar.

"Sanatta tasarruf olmaz" altın kuralının ardına saklanıp,  İslamcılar gibi devlet olanaklarına adeta bir "Darül Harp" mantığı ile yaklaştılar.

Gelinen bu noktada,  sözcüğün tama anlamıyla, yardımcısının cazgırlığı yüzünden olsa gerek yakayı ele vermiş bir sanat genel müdürünün, ortaya atılan iddialar somut olarak ispatlandıktan sonra cezalnadrırılmaması düşünülemez. Hem de bu genel müdürler suyun başını tutarak suyun hep kendileri tarafına akmasını sağlamışlarsa ve onlarca genç yeteneğin heba olup gitmesine aracı olmuşlarsa.

Ayrıca bu aşamada, sulh için yani anlaşalım diye gelen Alman şirketinin avukatlarını makamından kovan genel müdür yardımcısı, görevden alındıktan ve bu mesele patlak verdikten sonra alelacele emekli olması ve ortadan kaybolmasına rağmen, kurumu ve Türkiye'yi Almanya karşısında bu hallere düşürmesinin hesabı sorulmayacak mı?

Kurum üst düzey yöneticileri, kurumların özerk yapılarını fırsat bilerek, kaynağı istediği yöne akıtlmalarının yarattığı olumsuz koşulların hesabını   vermelidirler. Sanatçı olmaları, arkalarında oluşturdukları feodal güce rağmen görünmez ellerce korunmamalıdırlar.

Sanat kurumlarında "vakıf" adıyla kurulmuş ve esası bağış toplamak olan kuruluşların topladığı ve yüzbinlerce lirayı bulan bağışların nereye harcandığı, nasıl harcandığı, bu harcamaların kimlerin eliyle harcandığı da sorgulanmadan bu işler tam netleşmiş sayılmaz.

Zira Alman şirketinin avukatlarının suç duyurusuyla başlayan ve dönemin DOB yönetimi için ciddi sonuçları yaratan bu olay sadece elekten geçmeyen bir tanesidir.

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın bu vakıfları mercek altına alarak Türkiye Cumhuriyeti yasaları çerçevesinde kesinlikle incelemesi gerekir.

Bakın altından neler çıkacak...

Aileden bir büyüğümün dediği gibi "el bir kere kirlenmeye görsün, o kir nasıl temizlenir?" bilemem!

Müfit Semih Baylan
Editör

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2017