Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 12
Sayı: 1678




2016 yılının müzik olayı sizce hangisidir?

Ozan, besteci ve müzisyen Bob Dylan'ın Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanması!
Kanserle mücadale eden Fatih Erkoç'un, hastalığının ilerlemiş olmasına rağmen konserlerine devam etmesi!
Fazıl Say'ın Beethoven Akademi Ödülü'nü kazanması
Kanadalı yazar, ozan, söz yazarı ve müzisyen Leonard Cohen'in vefat etmesi
Taylor Swift'in Grammy Ödülü'nü kazanması
Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı'nın Devlet Çoksesli Korosu'nun provasını İzlemesi
DOB'nin 2016 yılında da sürekli Türk müzikal ve operalarına repertuarında çokça yer vermesi!

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler







 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 26 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 1673

Yeşim Gökalp piyanosuyla Anadolu'yu Mavi'ye Boyuyor - 29.05.2017





İzmir Devlet Senfoni Orkestrası solist sanatçılarından Piyanist Yeşim Gökalp'in, hocası İlhan Baran'ın sağlığında kayıtlarına başladığı ancak ne yazık ki onunu beklenmedik ölümünden sonra tamamladığı o eşsiz başyapıtını dinledim.

 

İlhan Baran'ın aynı isimdeki eserinden esinlenilerek ismini almış albümdür zaten Mavi Anadolu albümü.

 

Yeşim Gökalp'in her tuşesinde Sabahattin Eyüboğlu'nu, Azra Erhat'ı, Halikarnas Balakçısı diye bildiğimiz Cevat Şakir Kabaağaçlı'yı, Talip Apaydın'ı, Fakir Baykurt'u, Mahmut Makal'ı, Orhan Kemal'i ve gerçekçi Anadolu edebiyatına imza atmış nice isimleri görüyoruz.

 

Yaşamlarını çağdaşlık yolunda Çağdaş Türk müziğine adamış, Ata'nın çizdiği çağdaşlık yoluna ihanet etmemiş, onun yolundan gitmiş, kendilerinden sonra gelecek olan nesle Türk Müziğinin ne kadar önemli bir müzik türü olduğunu eserleri ile belgelemiş o mümtaz şahsiyetlerin bugüne kadar hiç çalınmamış eserlerinin ilk kez "ses" olduğu albümdür Mavi Anadolu.

 

Yeşim Gökalp'in, konservatuarın ilgisizliğe terk edilmiş raflarının tozuna bulanmış alın terinin, yeniden bir araya getirilen partitürlerinin sese dönüştüğü albümdür Mavi Anadolu.

 

Onun için Çağdaş Türk Müziğinin somut bir albümüdür Mavi Anadolu.

 

Onun için eşsiz bir başyapıttır Mavi Anadolu.

 

Mavi Anadolu, İlhan Baran'ın piyano için yazmış olduğu ölmez ve dünya durdukça yaşayacak olan eserinin adıdır.

 

Mavi Anadolu'yu dinlerken Azra Erhat'ın her satır sonunda noktayı koyduğu gibi, sizde kendi hayatınızda çoğu şeye noktayı koyabilirsiniz. 

 

Gökova körfezinde gezinirken gemideki zorlukları, denizin maviliği, gecenin yakamozu yaşarken; fosforu nasıl unutturduğunu anlattıkça ve anladıkca içinizden gemiler kaldırırsınız yapamadığınız gidemediğiniz, gitseniz bile bir haftadan fazla kalamadığınız Bodrum'a, Gökova körfezine. 

 

Hayalleriniz ne kadar basit ve yalın olsa da, o deniz giysilerinizle, terliğinizle sizi  hiç kimse bir sahil kasabasında, kumsalda uzun uzun oturtmayacaktır.

 

Dünyada Türk Beşleri olarak bilinen Çağdaş Türk Müziği bestecilerinden ikisinin de yer aldığı, dört değerli Çağdaş Türk Müziği bestecisinin besteleri ilk kez seslendirilmiş Mavi Anadolu Albümü'nde.

 

Necil Kazım Akses

Hasan Ferid Alnar

İlhan Baran

Mithat Fenmen

 

Türk Beşlerinin bir üyesi olan Necil Kazım Akses'in albümde yer alan ve dünyada ilk kez seslendirilen Türkische İnvantion (Türk Envansiyonu) adlı eseri, onun gençlik dönemi eserlerinden olup yurt dışında öğrenci olduğu sıralarda bestelenmiştir. Albümde 5. Track'de yer alan eser, modal yapısı makam çekildeği üzerine GTSM ritmi Müssemen ile yazılmış bir eserdir. 

 

Çağdaş Türk Sanat Müziği bestecileri içinde GTSM formuna en hakim besteci olarak tanınan Hasan Ferit Alnar'ın albümde 4. Track'de yer alan, 1927 yılında bestelediği Scherzino eseri, Alnar'ın kendine özgü bir eseridir. Bilinenin aksine Alnar'ın elinde 10 zamanlı ritmik yapı ile yeniden yazılan eserin GTSM'deki 10 zamanlı usüllerle doğrudan ilgisi de yoktur, Eserde Alnar kendine özgü bestecilik anlayışını kullanarak GTSM'de kullanılan üç makam çekirdeğini birbirine geçki yaparak kullanmıştır. Bestecinin 1935'de bestelediği Sekiz Piyano Parçası adlı eserleri yine kendi beste yazma tekniğine özgü olarak GTSM makam çekirdeği ve ritm formları ile birbirine adeta bir süit gibi düşünebileceğimiz tekniklerle bağlanarak bestelenmiştir.

 

Albümde çalan Piyanist Yeşim Gökalp'in de hocası olan İlhan Baran'ın albümde seslendirilen eserleri incelendiğinde 1., 2. ve 3. Track'de yer alan Üç Bagatel GTSM'nin makamsal ve ritmik yapısının Baran'ın kendine özgü beste yazma tekniği içinde soyutlaranak harmanlamansıdır. Üç bölümlü eser olması bilinenin aksine Baran'ın kedine özgü tekniği ile birbiri ardına bağlantılı tek eser gibi seslendirilmesine rağmen, çalınırken belli olmayan bölümler arası belirsizlik Baran'ın beste üzerinde gerçekleştirdiği soyutlamanın bir ürünüdür. İlhan Baran'ın 1963'de bestelediği, albümde 6.,7. ve 8. Track'lerde yer alan İki Sesli Sonatina adlı eseri albümdeki ikinci piyano eseri olup, yine bu eserinde de kendine özgü soyutlamalar görülür. Bu soyutlamalar bestecinin duyuş ve duygu bütünlüğünü bestede tam anlamıyla yansıtılabilmesi açısından eseri seslendiren piyanist için önemli bir sınavdır. İlhan Baran'ın bu albümde yer alan üçüncü piyano eseri, albümde 19., 20., 21., 22., 23., 24., 25., 26. ve 27. Track'lerde yer alan 1956 yılında bestelemiş olduğu Küçük Süit atlı eseridir. Bu eserde Anadolu Halk Ezgilerinin mod ve ritimlerini Baran'ın Geleneksel Halk Müziği (GHM)'ne öykünen ancak üçü doğrudan alıntılanmış, piyano vurmalı çalgı olarak düşünülmüş, Geleneksel Halk Müziğinden doğrudan alınan ezgilerin akorlar vasıtası ile yabancılaştırılarak yeniden yazılmasıyla bestelenmiş çağdaş bir yapıttır. Küçük Süitteki tüm eserlerin ruhu geleneksel aksak ritmlerdir.

 

Atatürk'ün müzik devriminin GTSM'ye bir darbe olarak algılanması ve çok sesli tek sesli meselesi üzerine yıllarca devam eden hizibin üzerine İlhan Baran'ın yaptığı şu açıklama çok önemlidir: "Sakın zebra ile zürafayı karşılaştırmaya kalkışma, ikisinin de özelliklerini analiz et, biri uzun boylu diye daha iyi değil, öbürü hızlı koşuyor diye daha iyi değil, araştır" 

 

İşte sevgili Yeşim Gökalp'in bu albümü Baran'ın bu telkinine de yanıt veriyor. Çalışacaksın ve araştıracaksın, ortaya çıkaracaksın, dinleyiciye sunacaksın. Bu albüm ile bu çalışma ortaya çıkmasaydı, bu eserleri kimbilir ne zaman dinleme imkanımız olacaktı? Belki de hiç olmayacaktı? 

 

Mithat Fenmen'in albümde ilk kez seslendirilen, 1939 yılında bestelediği ve albümde 17. ve 18. Track'lerde yer alan Piyano İçin İki Parça Köyden Geçerken No:1 ve No:2 eseri Anadolu Halk Müziği ezgi yapısını üzerinde taşıyan Türkiyenin Çağdaş Çok Sesli Türk Sanat Müziği hedefini amaçlayan önemli bir yapıttır. Eser, Anadolu'nun pastoral köy havasını geleneksel halk müziği ritimleri ile anlatan bir duyguyu betimlemiştir.

 

Ve tabii taksimi es geçemem. Track sıralamasını yazmıyorum, dinleyip siz bulun. Şu kadarını söylüyorum, Yeşim Gökalp'in bu enfes taksim yorumu, piyano ile taksim yapılmaz, taksim notaya dökülemez diyen tembel GTSM'cilere gitsin...

 

TC Kalkınma Bakanlığı, Sevda & Cenap And Müzik Vakfı ve Yunus Emre Enstitüsü'nün maddi katkılarıyla A.K Müzik tarafından yayımlanan Mavi Anadolu albümü 17 Mayıs 2017 tarihinde yayımlandı. Yurt dışında yayımlanmış olsaydı hakettiği ortalama satış fiyatı 20 Euro yani 80 TL olacakken Türkiye şartlarında 17.50 TL'den satışa sunulmuştur.

 

Albümü dinlerken ilk dikkatimi çeken şeylerden birisi de, son derece temiz bir kayda sahip olmasıydı. Sevgili Yeşim Gökalp'in titiz ve temiz çalış üslubu, albümü kaydeden ses mühendisi Pieter Snapper'ın işini çok kolaylaştırmış olmalı ki, pırıl pırıl temizlikte bir kayıtla dinliyorsunuz Mavi Anadolu albümünü. 

 

Tabii piyano tınılarının bu denli iyi işitilmesindeki Edit meselesi de önemli. Yukarıda dediğim gibi Yeşim Gökalp'in son derece titiz ve temiz üslubu, kaydın çok sayıda edit yapılmadan bir ya da iki kere de yekpare olarak kaydedilmesinden kaynaklanıyor olmalı.

 

Sonuç olarak İzmir Devlet Senfoni Orkestrası solist sanatçısı Yeşim Gökalp'in el emeği beyin nuru tamamen bizden olan, bizden bir dünyayı anlatan, bizden tınıları çağdaş normlarla değerlendirip dünyaya haykıran, kartonetinde World Premiere recordings (yapıtların dünyada ilk kaydı) yazan 58 dakika 26 saniye süreli Mavi Anadolu adlı albümü, Ata'nın çizdiği müzik devrimi yolundan hareketle Anadolu'yu yaşayan ruhumuza bir mektup gönderiyor.

 

O mektup öyle bir mektup ki, Ata'nın 1926'da Sarayburnu'nda dinlediği bir GTSM konserinden sonra sinirlenip, "Gidelim, bu musiki bizim heyecanımızı ifade etmekten uzaktır" sözünde ifade ettiği heyecanını taşıyan ve yaşatan ve yaşayan bir mektuptur.

 

Necil Kazım Akses'e, Hasan Ferit Alnar'a, İlhan Baran'a ve Mithat Fenme'e vefa duygusuyla.

 

Elinize, emeğinize, tuşenize sağlık Sevgili Yeşim Gökalp, Anadolu yollarında yolunuz açık olsun!

 

 

Müfit Semih Baylan

Editör

 

 

Fotoğraf:  Necil Kazım ve Hasan Ferid Beyler Viyana'daki öğrencilik yıllarında hocaları Joseph Marx ile. (Soldan sağa) Necil Kazim Akses, Joseph Marx, Hasan Ferid Alnar, Friedrich (Ford) Statzer. Viyana 1931 Kaynak: Akses Ailesi Arşivi (Albümün kartonetinden alınmıştır)

 

     

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2017