Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 12
Sayı: 1676




2016 yılının müzik olayı sizce hangisidir?

Ozan, besteci ve müzisyen Bob Dylan'ın Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanması!
Kanserle mücadale eden Fatih Erkoç'un, hastalığının ilerlemiş olmasına rağmen konserlerine devam etmesi!
Fazıl Say'ın Beethoven Akademi Ödülü'nü kazanması
Kanadalı yazar, ozan, söz yazarı ve müzisyen Leonard Cohen'in vefat etmesi
Taylor Swift'in Grammy Ödülü'nü kazanması
Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı'nın Devlet Çoksesli Korosu'nun provasını İzlemesi
DOB'nin 2016 yılında da sürekli Türk müzikal ve operalarına repertuarında çokça yer vermesi!

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler







 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 42 müzisyen gazete okuyor
 
 
Müfit Semih Baylan
 
 
Yayımlanan Sayı : 1676

Kafada kiremit kırdırtan şarkıların sesi: Fatoş İncegüzel. - 10.07.2017





Almanya'da, gurbetçi dediğimiz vatandaşlarımızın gidip eğlendiği, üçüncü sınıf diyebileceğimiz, Türkiye'deki karşılığı pavyon olan eğlence mekanlarında sahneye çıkarak, klarnet, ud, kanun, darbuka, keman, bağlama, cümbüş gibi üç, beş parça alaturka sazdan oluşan, bu saz ekibine bazan, gitar, bateri gibi batılı sazlarında katıldığı orkestrası eşliğinde garip hicazın en yoğun yorumundan şarkılar söyleyen güzel bir kadındır Fatoş İncegüzel.

 

Türkiye'de tanınması, Almanya eksenli Türküola firmasından çıkardığı 45'lik plakları ile daha sonra yine Avrupa eksenli Minareci firmasının çıkardığı kasetlerle olmuştur.

 

Fatoş İncegüzel'in söylediği şarkılar, bizim alaturkanın en alt sınıfı diye nitelediğimiz, entellektüel geçinen ahalinin burun kıvırdığı ama Turgut Özal'ın yok ettiği orta sınıfın, yani orta direğin, fabrıkada çalışan genç kızların, kadınların, tamirci, kaportacı çıraklarının, büyük şehirlerde belediye zabıtasının günde üç fasıl kovaladağı, simitçi, işporntacı tayfasının ilgilendiği şarkılardır.

 

İç  yakar, dertlendirir, hüzünün içine gömer, çıkışı yolu göstermez o nedenle kader dedirtir, dinleyen için sadece yaşadığı yaşamla bir yüzleşmedir bu şarkılar.

 

Fatoş İncegüzel şimdi köşede bucakta kalmış 45'lik plaklarının internette çeşitli paylaşım sitelerinde dönen şarkıları ile hatırlanır. 70'lerin 80'lerin o "underground" dünyasının şarkıcısıdır, üçüncü sınıf pavyonlarda yolunu bulmayan çalışan, bir gecelik kadınlarla gönül eğlendiren kimi erkeklerin assolistidir.

 

Yaptığı müzikle asılnda çok daha fazlasını, çok daha iyisini hak etmesi gerekirken ülkemizin pek tepeden bakan, sınıf bilinci olmadığı halde kendisinden farklı gören, üst sınıfa öykünen kimilerinin küçümsediği bir şarkıcı olarak kalmıştır.

 

Meyhanede efkara boğan şarkılarıyla, "dünya bir meyhanedir" dedirten,  sonra "tazele meyhaneci" sözüyle meyhaneciye "dert şarabı" getirten, sahnede içinde ne gizler saklı olan şarkılarını söyleyen kırmızılı kadına "sürtük" gözüyle bakan müşterinin kendini bulmasına, demlenmesine, adamın dibini dipten çıkarmasına yardımcı olur Fatoş İncegüzel.

 

Hele hele "Sil Silebilirsen" dediği bir şarkısı vardır kı, bu şarkısı onu dinleyenlere "kafada kiremit kırdırtan" cinsindendir.

 

Garip Hicaz makamında kısa bir Sol klarent taksimiyle başlar, sonra baterinin disiplinsiz girişiyle, udun senkoplu ve çeşitli atonal makamsal varyasyonlarıyla, insanın içini gıcır gıcır ettiren  ritme uymamak için direnip arşeyi geciktiren kemanın disiplinsiz ve gıcırtılı melodisi ile kiremitleri kafada kırmaya hazırlanırsınız.

 

Oysa Fatoş İncegüzel'in bu şarkısında icra edilen, ülkemin entellektüel tayfasının burun kıvırıp hor gördüğü müziğinin, sadece akorlar eklenerek yapılmış olanını, Woody Guthrie'den sonra Amerika'nın küçük bir endüstri kasabasından ortaya çıkan ve müzik dünyasında yarı tanrı olarak nitelendirilen, dede tarafından Trabzonlu olan Bob Dylan'ın 1976 yılında çıkardığı Desire albümündeki "One More Cup Of Coffee" şarkısındaki  müzik birbirine ne kadar da benzerdir.

 

Udun yerini gitar, kemanın yerini yine keman almıştır. Fatoş İncegüzel "Kalbimdeki acıları, ruhumdaki sızıları, mazideki anıları gelde sil silebilirsen" derken Bob Dylan karısı Sara için yazdığı bu fenomen şarkısında, "Gitmeden bi r bardak kahve daha içeyim de öyle gideyim buralardan" der.

 

Kimi okurlar karşılaştırmamı gereksiz ve anlamsız bulabilirler. Ama ne demek istediğimin özüne bakarlarsa yazımın gerekliliği anlaşılır.

 

Fatoş İncegüzel, bize özgü deyimle "kafada kiremit kırdırtırken", Bob Dylan "One More Cup Of Coffee"  ile ağızda bir Scotch viskisi acılığı tadı bırakır.

 

Batı'nın blues ve balad türü folklorik şarkıları, bizim makamsal geleneksel ezgilerimizin, batı kadar disiplinli olmayan yapısı ile karşılaştırıldığında haliyle müzikal açıdan güçlüdür.

 

Batı, ürettiğinin meyvesini alabilmek için, ürettiği ürünün  okulunu kurup metodunu oluşturup öyle tanıtmaktadır. O nedenle modern gelişmiş dünyada, Bob Dylan'ın "One More Cup Of Coffee" adlı şarkısı ve diğerleri  Fatoş İncegüzel'in  "Sil Silebilirsen" ve diğer şarkılarından değerlidir.

 

Çünkü,  Bob Dylan şarkıları ile aynı kulvarda koşan Fatoş İncegüzel şarkıları, eskinin tekrarı, metotsuz ve akademik olmadığı için ve icra edilirken, notasız, ezbere, bazen irticalen  ya da çoğunlukla kulaktan dolma çalındığı için değersiz kalmaktadır.

 

Bu nedenle kısaca Bob Dylan yaptı mı dünya şaheseri, Fatoş İncegüzel yaptı mı, sıradan ve basittir.

 

Oysa müziğini analiz ettiğiniz zaman özünde ikisinin de aynı alana hizmet ettiğini görürsünüz.

 

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2017