Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 13
Sayı: 1685




Müziğin Yaşamınızdaki Yeri Nedir?

Müzik Dinlemeden Duramam.
Müzik Dinlemem
Yaşamımdaki Yeri Çok Önemlidir!
Olmazsa Olmazım Değildir!
Müzik Dinlemenin Beni Geliştireceğini Düşünürüm!
Müzik Benim İçin Zengiliktir!
Çok Önemlidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler





 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 25 müzisyen gazete okuyor
 
 
Zafer Yümlü
 
 
Yayımlanan Sayı : 1684

A Be Kaynana - 02.01.2018





60 yıllık bir masal anlatacağım bugün size. Bir türlü mutlu sona ulaşamayan bir masal bu. 


Bir sevda masalı. Medeniyet sevdası, AB masalı.

Atatürk’ün muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkma hedefi, onun ölümünden sonra “Biraz medeni olsak yeter”
şeklini almıştır. Bu hedefi kendi başına yapamayan devletimiz medeni ve gelişmiş görünmek için çeşitli oluşumlara katılmıştır.

Co
ğrafi olarak kıtalararası bir köprüdür Türkiye. Bu köprü, kimi zaman doğuya çekilir, kimi zaman batıya. Kendi kimliğinden utanan, çalışmak yerine hazır yemeyi seçen, kendi gücünü yok gören ülkemiz, yıllardır pek çok birliğe üye olmak için çaba harcamış, bunun için evlatlarını savaşa yollamış, başka devletlerin ekonomik mandası olmayı kabullenmiştir. AB de bunlardan biridir.

Yıllardır bir muammadır bu. Türkiye mi AB’ye girecek? AB mi Türkiye’ye girecek?

Her ne kadar görüntüde sava
ş sonrası kurulmuş kömür ve çelik birliği olarak görünse de aslında bir Hıristiyan birliğidir AB. Çünkü Avrupa’da yüzyıllardır din siyasileşmiştir. Ortak ekonominin pazar ihtiyacına çözümdür bu birlik. Birliğe giren ülkelerin yönetimi çoğu konuda merkeze bağlıdır. Yapmayacaksın dediği şeyi yapamazsınız. Bağımsızlık biter yani. AB, kanser hücresi gibi üye olan ülkeyi yer. Kaşıkla verip sapıyla gözünü çıkartır. Her şey kurucu ülkelerin kârınadır. Bekarken kendi kendinize bir kaynana edinirsiniz böylece. Hem de en despotundan.

Tüm bu nedenlerden dolayı ülkemizin AB’ye girmesi imkânsızdır ancak AB standartlarını yakalayan bir ülke olmamız elbette ki dile
ğimizdir. Şu da bir gerçektir ki yolda yürürken yere tüküren bir toplumun medeni olması da beklenemez.

Uzun yıllardır ulusal ve uluslararası pek çok proje yürütmü
ş ve projeye katılmış bir sanat emekçisi olarak söylemeliyim ki AB, bizim gibi yumurtasının değerini bilmeyen tavuk toplumlar için tam bir sömürüdür. Her ne kadar 20. yüzyılın ortalarında kurulmuş olsa da AB mantığı ve sömürü, son Osmanlı döneminden miras kalmıştır bize. Yurt dışına kaçırılan sürüyle tarihi eser, köy enstitülerinin kapatılması ve eğitim sisteminin yozlaşması, yabancı hayranlığı, yerli tarımın ve sanayinin engellenmesi hep bu kaynananın istekleridir.

Günümüzde ise AB fonları, hem üye hem de aday ve aday adayı ülkeler için fırsattır. Tabi bu fonları do
ğru kullanabilen ülkelere. Yapılan antlaşmalar gereği ülkeler bir havuza para yatırır, o havuz dolduğunda da ürettikleri projenin sayısı ve büyüklüğüne göre havuzdan bütçe alırlar. Proje üretmeyen ülke, kendi parasını proje üreten ülkeye yedirmiş olur. “Bekâra karı boşamak kolaydır” demişler, siyasiler ne kadar atıp tutsa da yıllar önce yapılan antlaşmalar gereği bizim AB yolundan çıkmamız mümkün değildir. Ortada bir “Kazan kazan” mantığı vardır çünkü. Ödenilen faturalarda, vergilerde v.s. hep bu havuza para yollarız farkında olmadan. Bu anlamda proje üretip pastadan hak almak en mantıklısıdır.

Yeni bir yıla girdik. Ne
şeyle, umutla karşılıyor yeni yılı insan. Altmış yıllık kaynanamızı tanıttım size. Kaynananın gözetimindeki bu medeniyet sevdasında mutlu sona kavuşmak ise kendi elimizde.

O zaman eller havaya
şimdi. A Be kaynana ne yaptın bize?

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2018