Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1710




Müziğin Yaşamınızdaki Yeri Nedir?

Müzik Dinlemeden Duramam.
Müzik Dinlemem
Yaşamımdaki Yeri Çok Önemlidir!
Olmazsa Olmazım Değildir!
Müzik Dinlemenin Beni Geliştireceğini Düşünürüm!
Müzik Benim İçin Zengiliktir!
Çok Önemlidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 18 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 1710

AKM için son bir yazı... - 28.12.2018





Türkiye’de modern sanatın simge yapısı Atatürk Kültür Merkezi’nden geriye sadece Ayazpaşa’nın soğuğunun kol gezdiği Ayazpaşa’daki o boş arazi kaldı.

Ya
şananları bir karadelik misali yutmuş öylesine bir hüzün anıtı olarak duruyor. Tüm soğukluğu ile.

On yıl kadar önce, üç yüz elli kadar koltu
ğu Trabzon'a bizim salona, benim görev yaptığım Trabzon Devlet Tiyatrosu salonuna getirilmişti. Salondaki, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’nün hangi satınalma dairesinin aldığı meçhul olan otobüs koltukları benzeri koltuklar sökülüp yerine AKM'nin koltukları takılmıştı.

Trabzon Devlet Tiyatrosu’nun 1988’de ilk açılı
şında 470 olan koltuk sayısı bu son operasyonla 332'ye kadar indirilmişti.  Türkiye’de sanatın simge yapısı olan, sahne alt yapısı ile dünyada sayılı birkaç salondan birisi olan Ayazpaşa’daki Atatürk Kültür Merkezi, çağdaş sanatlara pek de olumlu bakmayan, sanat sanat için değildir sanat toplum içindir diyen bulgur- menemen kültürü bir zihniyet tarafından önce kapatıldı, sonra yerle yeksan edildi.

Ankara’nın küçük ama nitelikli salonlarından  Küçük Sahne’yi belki hükümet kapatmadı yıkmadı ama o sahneyi  de bir genel müdürün kibirli inadı yıktı.

AKM'de aynı kibirli inadın hı
şmına uğradı.

Hulasa biz, yani o salonlarda sanat icra eden sanat kurumlarının yönetici ve çalı
şanları, sanatçıları, ne yazık ki elimizdeki devlet olanaklarını hem de sanatın olmazsa olmazı “sanatta tasarruf yoktur” ilkesinin arkasından dolaşarak salonlarımızı çok hovardaca kullandık, hem de bir çivi çakmadan.

Şimdi de Ayazpaşa'daki o boş arazinin fotoğraflarını sosyal medyada yayımlayıp üzerine üzüldüğümüzü söylüyoruz, üzerine yine pek hovardaca harcadığımız anılarımızı oturtup, “keşke…” demekten kendimizi alamıyoruz.

Oysa, ülkemizde sanatın simge yapsı  olan AKM’nin (ve di
ğer salonların) sahnelerinde kendini gösterip icra-i sanat eyleyenler "biz sözümüzü sahnede söyleriz" takiyesinin arkasına saklanmamış olsaydılar ve “bağıra çağıra", "göstere göstere" gelen bir sürece göğüslerini gerip 2000'lerin başından beri mücadelede geri kalmasalardı, eminim AKM vardı ve şimdi temsiller veriliyordu sahnelerinde.

Özellikle AKM üzerine yapılan çok sayıda toplantıda öne çıkan
şey, sadece kişisel kliklerin biraz daha sertleşmesiydi.

Ben kendi adıma bu mücadeleyi vermeye çalı
ştım ve hatta verdim. Bu nedenle yaşamadığım mobing kalmadı desem abartmamış olurum. Ve baktım ki yalnızım ve sağğımdan olacağım, hoşçakalın deyip çıktım!

Müfit Semih Baylan
Editör

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019