Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1737




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 






Şu an 34 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 1731

Yıldız öğretmenin gözyaşları… - 27.05.2019





Bu yazımda geçen Yıldız öğretmen gerçekte ismi Yıldız olan bir öğretmen değil. Burada anlatacağım olaydan dolayı başına bir hal gelmesin, olur ya mesleğinden olmasın diye gerçek ismini yazmayıp Yıldız öğretmen dedim.

Yıldız ö
ğretmen 25 yıllık bir müzik öğretmeni, benim arkadaşım, kardeşim. Öğrenciliğinden beri tanırım kendisini. Anadolu’nun bir köşesinden Trabzon’a gelip burada müzik öğretmenliğini okuyup tayini de Trabzon’un bir ilçesine çıktığı zaman yaşadığı sevinç hala gözlerimin önünde.

Onun o kendine has idealizmini gördükçe hep mutlandım, onun adına, ülkem adına sevindim. Çünkü ülkemiz böyle idealist ö
ğretmenlerin omuzlarında yükselecek diye düşünmüşümdür.

Yıldız ö
ğretmen Trabzon merkezde bir ortaokulda müzik öğretmenidir. Üç hafta kadar önce, Trabzon’un işlek caddelerinden birinde bir kafede otururken gördüm yalnız başına.

Selam verip masasına oturdum. Sıkıntılıydı ve gözleri kıpkırmızı idi. Belli ki bir
şeye ciddi anlamda üzülmüş, belki de ağlamıştı.

“Nedir bu hal?” diye sordum.

“Sorma hocam” dedi, “25 senelik ö
ğretmenim bu kadar aşağılandığımı hiç hatırlamıyorum.”

Devam etti ve anlatmaya ba
şladı.

Dinledim.

Olay
şu:

O gün okulda veli toplantısı varmı
ş, veliler öğretmenlerle konuşurken, bir  veli yaklaşıp “bizim oğlanın durumunu öğrenecez, sen misin öğretmeni?“diye sormuş. Yıldız’da “Buyurun yardımcı oluyum size, ben müzik öğretmeniyim, oğlunuz hangi sınıfta?” diye sorunca, veli aniden hiddetlenmiş, Yıldız’ı itikleyerek, “yav gardaşım çekil aradan, seni bir hoca sandıydım, niye meşgul ediyon bizi, müzük öğretmeniymiş….” demiş ve yürümüş gitmiş.

Tabi bu kaba saba haksız durum, Yıldız ö
ğretmeni çok incitmiş, hem öğretmenlik onuru yara almış hem de dersi aşağılanmış.

“Haklısın Yıldız!” dedim, “üzülme, sen bu durumlara alı
şık olmalısın!”

*

Bu yazıyı
şunun için yazdım. Göreve geldiği zaman iki Atatürk goygoyu yaptığı için büyük bir kesim tarafından, çok sevilen hakkında methiyeler düzülen Milli Eğitim Bakanı, müzik derslerinin bazı sınıflarda kaldırılacağını, kalan sınıflarda da seçmeli olacağını açıkladı.

Bunun üzerine klasik olarak “Müzik dersime dokunma” sloganları atıldı, sosyal medyada payla
şıldı.

Oysa çok geç kalınmı
ştı.

Yıldız ö
ğretmenin göz yaşlarından çok önce yok oldu gitti “Müzik dersi” .

Geçmi
ş olsun!


Müfit Semih Baylan
Editör

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019