Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1739




Ülkemizde düzenlenen Müzik Festivalleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Halkın müzik zevkinin kalitesinin yükseltilmesinde bir katkısı yoktur.
Lokal müzik eylemleridir, sınırlı sayıda dinleyici kitlesine hitap etmektedir.
Sayıları çok azdır, bu nedenle artırılmalı, daha geniş halk kitlesine ulaşılmalıdır.
Müzik Festivallerine yapılacak akademik işbirliği ile eğitim-öğretim hüviyeti kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yeterli sayıda müzik festivali yapılmakta ve yeterli sayıda dinleyiciye ulaşmaktadır.
Ülkemizin daha önemli sorunları var, şimdi festivalin sırası değil.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 








Şu an 39 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı : 1738

#Susamam - 08.09.2019





Tam Türk Pop müziğinin yok olmaya gidişinin nedenlerini sorgularken, 6 Eylül 2019 sabaha karşı video paylaşım sitesi You Tube merkezli richter ölçeğine göre 9 şiddetinde bir deprem oldu.

Depremin ardından soysal medyada en az deprem kadar
şiddetli artçı sarsıntıların ardı arkası kesilmedi.

Bu depremin sebebi; gerçek adı Sarp Palaur olan rapçi
Şanışer’in önderliğinde, Şanışer, Deniz Tekin ve Fuat’ın dışında adını sanını bilmediğim 20 rapçi 14 dakika 55 saniye süren bir video kliple, ülkeye bir çivi çakıyordu. “Susamam” diyordu.

Yayınlandı
ğı ilk saatlerde beş yüz bin tıklanma ile trendlerde hemen bir numaraya oturan “Susamam”, ilk gün üç milyon, bugün ise bu yazıyı yazdığım saatlerde on üç milyon tıklanmayı aşştı.

Türkçe Rap, bu kliple ülkeye öyle bir çivi çakmı
ş, öyle bir etki yaratmıştı ki, ülkenin medyasında yer alan 700 köşe yazarının tümünün yazılarının toplum üzerinde bir ayda oluşturacağı etkiyi, 14 dakika 55 saniye de gerçekleştiriyordu.

Ve bu Türkçe Rap, medyanın ülkeyi getirdi
ği rezalet durumu sözünü hiç sakınmadan söylüyordu.

“Susumam” diyordu!

Ve
şimdi;

Ömrümün yedinci on yılının ilk yarısını ya
şayar bir adam olarak söylüyorum,

Gençler belki siz bizden daha cesur yeti
ştiniz, belki bizden daha bilinçli yetiştiniz, hadi kabul ediyorum bizlerden daha akıllısınız, biz belki peşinen kabullenerek büyümedik ama sorgulamının sonunu da getiremedik.

Ancak  tümevarım e
ğitim modelinin vazgeçilmesine sessiz kalarak, sizleri tümdengelen eğitim modelinin eline bırakıp mekanik düşünmenize, peşinen kabullenerek büyümenize neden olduk.

Atatürk’ün adının a
ğırlığının sizlere iyice öğretilmesine katkıda bulunamadık belki ama önderin adının yeterli olduğunu düşünerek, bu ülkeye kimsenin bir şey yapmayacağı iyimserliğinin düşüncesini yaşattık içimizde. Ulu önder ölmeden önce herşeyi söylemiş olmasına rağmen biz belki yeterince ulu önderin sözünü dinlemedik, özetle bir şey olmaz dedik.

Evet, bizim de hatalarımız var, ama ne olursa olsun tamamen e
ğitim sisteminden ve ülkedeki siyasilerin tutumu yüzünden, “aman Saffet Efendi rahatsız olmasın, keyfi kaçmasın” kafasında davranan apolitik bir neslin yaratılmasına sessiz kaldık.

İçinizde ben bu değilim diyen vardır kuşkusuz, ancak istisnalar kaideyi de bozuyor, yani kaide belli, siz gençler son kırk yılda iki haftalık gezi eylemleri dışında hiç yoktunuz ortalıkta. O eylemleri de siyasi baskının getirdiği şıkışşğa karşı refleks olarak düşünürsek o da yok, yani hiç olmadınız ortalıkta.

6 Eylül sabahı bu
şarkıyı ilk kez dinlerken, ülkemin gençliğini bu hale getirenlerden çok, getirmelerine izin verdikleri için, verdiğim için kendimize, bizim kuşağa ve sonrasına kızdım.

Bu
şarkı tokat gibi patladı suratımda.

Sakım susmayın

Biz geliriz pe
şinizden!



Müfit Semih Baylan
Editör

 

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019