Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 14
Sayı: 1730




Sizce Tarkan hala Türkiye'nin Megastarı mı?

Evet
Hayır

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 






Şu an 54 müzisyen gazete okuyor
 
 
Editör'den
 
 
Yayımlanan Sayı :

Renée Fleming'i dinlemek... Mutlaka dinleyin! - 11.12.2006





Gecenin bu saatinde, bu gündem yoğunluğu içinde ama bana uygun hangi yazıyı yazayım diye düşünürken, birden cep telefonum çalmaya başladı, hay Allah gecenin bu saatinde benim gibi yatmamış olan kim diye kendime sorular sorup telefonu elime alınca çok sevgili bir dostumun beni Paris’ten aradığını gördüm. Mutlandım tabii. Uzun bir süredir görüşmüyorduk. Telefonu açtığımda, bana nasılsın, ne yapıyorsun gibi sorular soracağını beklerken, Müfit, dedi ve ekledi: hemen elektronik posta kutunu aç sana müthiş bir şarkı gönderdim onu dinle ve bu şarkıyı sana gönderdiğim için bana dua et olur mu? dedi ve telefonu kapattı.

Uzun süredir görüşmediğim bu sevgili dostumun böyle çat kapı gelip küt kapı gitmesini anlayamadım ama benim müziğe olan tutkumu bildiğinden hemen dediğini yaptım, posta kutumu açtım ve gönderdiği o müthiş sesi ve o sesin söylediği o müthiş şarkıyı gecenin şu sessizliği içinde dinledim.  Hatta eşim kalktı geldi yataktan, ne oluyor böyle, nedir bu gece yarısı, bu ne güzel şarkı diyerek hem de…

Bu müthiş şarkıyı seslendirenin Amerikalı, günümüzün pek revaçta sopranosu Renée Fleming olduğunu anlamam çok zor olmadı. Ancak söylediği şarkıyı ilk kez dinliyordum. Kendisini pek severim ve dinlerim, arşivimde birkaç albümü vardır.

Sonra telefon açtım sevgili arkadaşıma, yahu nereden aklına geldi bu iş dedim, bugün Orhan Pamuk’un ödül törenini televizyonda izlemiş, tabii dünkü töreni de yine televizyonda izlemiş, Renée Fleming Nobel Akademisinin davetlisi olarak ilk kez bu törene katılıyormuş. Pek etkilenmiş, benimle paylaşmadan edememiş.

Tabii pek memnun oldum.

Hatırlarsanız ünlü müzik dergisi Gramophone’un kasım sayısının kapak konusuydu Renée Fleming.  Nobel Konserinde Son yılların en gündemdeki sopranosuna, Lawrance Renes yönetimindeki Royal Skockholm Philharmonic Orchestra’sı eşlik etmiş. Konserde Richard Strauss, Giuseppe Verdi, Giacomo Puccini, George Gerswin, Lole Porter, Frederic Loewe’un şarkılarını seslendiren Fleming, dakikalarca ayakta alkışlanmış, üç defa "bis" yapan soprano, konseri Schubert’in "Ave Maria"sı ile bitirmiş.

Miş’li geçmiş sürem kipi kullanıyorum doğal olarak, çünkü bu konseri ne yazık ki televizyondan dinleyemedim. Ancak konu Fleming olunca bir hayli heyecanlanarak bu önemli soprano ile ilgili bilgileri sizinle paylaşmadan edemeyeceğim.


Gramophone dergisindeki kendisiyle ilgili söyleşiden edindiğim bilgiye göre Fleming, 14 Şubat 1959’da Indiana, Pennsylvania’da (ABD) doğdu, annesiyle babası müzik öğretmeniydi. İki kez Grammy Ödülü kazandı. "The Inner Voice" adlı kitabında; mesleği, şarkıcılık kariyeri, şarkı söyleme teknikleri hakkında bilgi verdi, düşüncelerini açıkladı.

Yine Gramophone’daki konuşmasında repertuarındaki bu çeşitliliği şöyle açıklıyor ünlü soprano: "Konser programları yemek mönüsü gibidir; bir küçük sorbet, biraz şampanya gerekir."

En beğendiği, en çok övdüğü orkestra şefi Valery Gergiev. Yetişme döneminde en çok dinlediği sopranolar: Kiri Te Kanava, Leontyne Price, Joan Sutherland. Sekiz dilde şarkı söyleyebildiğini, öğrencilik yıllarında caz kulüplerinde çalıştığı için caz konusunda da bilgisi olduğunu belirtiyor.

Sevdiği aryalarınbaşında Giacomo Puccini’nin "Tosca" operasından "Vissi d’arte" geliyordu, Nobel konserinde onu da seslendirmiş.

Sözü buraya kadar getirmişken size birkaç albümünü de önereyim:

Messenet: Thais/Bordeaux-Aqutaine National Orchestra-Abel

Previn: A Streetcar Named Desire/San Francisco Opera – Previn

Strauss Heronies/ V.P.O.-Eschenbach

Dvorak: Russalka/Czech P.O. – Mackerras

Bel Canto/St. Luke’s-Summers

Bu albümleri (bence) mutlaka edinin ve tekrar tekrar dinleyin. Renée Fleming’in ne kadar önemli bir solist olduğunu eminim daha iyi fark edecek ve çok seveceksiniz. Ben yıllardır albümlerini çok zevkle dinliyorum. Yıllardır diyorum, çünkü onu keşfettiğim zaman daha ünlü olmamıştı. Bu arada bu yazının yazılmasına vesile olduğu için Paris’teki dostuma teşekkür gönderiyorum buradan.

Ha bu arada Paris’ten bana gönderilen şarkının müthiş bir Richard Strauss koleksiyonu olan Daphne adlı albümden seçilmiş olan Was fürt dich her im niedern Gevande adlı eser olduğunu belirteyim.

Daha fazla bilgi için: http://www.gramophone.co.uk/index.asp
                              http://www.renee-fleming.com

İyi ve gönlünüzce bir hafta geçirmenizi diliyorum sevgili okurlar.

Müfit Semih Baylan
Editör

 

 

     



 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2019