Yazılar
Konser AdetleriSayı: - 27.03.2006
Her tür müziğin kendine has adetleri vardır. Sanatçılara yardımcı olmak, dinleyicilerin müziksel bir ruh haline girmelerini sağlamak ve müzikten yayılan gücü kontrol altında tutabilmek için bu adetlere ihtiyacımız vardır.
Karımla birlikte birkaç arkadaşımızı bir senfoni konserine götürmüştük. Daha önce hiç bir konser salonuna gitmemişlerdi ve nelere dikkat etmeleri gerektiğini hemen, hemen hiç bilmiyorlardı. Dinleyicilerin kıyafetleriyle çok eğlendiler, avizeler gözlerini kamaştırdı ve sahnedeki insan trafiğinden kafaları karıştı- tüm o girişler, çıkışlar, selam vermeler, oturmalar, kalkmalar. İlk parça bittikten sonra alkışladığımız sırada, orkestra şefi dinleyicilere döndü, selam verdi ve sahneyi terk etti. Arkadaşım endişeyle bana döndü ve şefin nereye gittiğini sordu.
Klasik müzik adetleri oldukça kafa karıştırıcı olabilir. Yüzyıllardır, birçok farklı ülkede gelişmiş olan bu adetler şu an bize çok yabancı gelen toplumlardan günümüze kadar gelmiştir. Konser adetleri her zaman aynı değildir, ama beklentiler konusunda ufak bir fikir:
Bir orkestrada, keman bölümünün başındaki kişiye konser şefi denir. Genelde konser şefleri tüm orkestra sahneye yerleşip hazır oluncaya kadar sahne arkasında beklerler, daha sonra sahneye çıkarlar ve dinleyicilerin alkışları arasında selam verirler. Konser şefleri orkestraya dönerler, bir akort notası duyulur ve müzisyenler enstrümanlarını akort ederler. Dinleyiciler bu akort sırasında sessiz olmalıdırlar.
Sonra da orkestra şefi sahneye çıkar. Dinleyiciler alkışladığı sırada orkestra şefi müzisyenleri, ayağa kalkıp, alkışa katılmaya davet edebilir. Orkestranın temsilcisi olan konser şefi ve orkestra şefi el sıkışırlar.
Müzisyenler yerlerine oturunca orkestra şefi onlara döner ve müziği başlatır. İlk bölüm bitene kadar bir daha orkestra şefinin yüzünü görmezsiniz. Bu kısa veya bir saatten uzun bir süre olabilir.
Müzik tek bir parça içinde birçok kez durup başlayabilir, ama tüm parça sona erdiğinde, dinleyiciler alkışlar ve şef dinleyicilere dönerek alkışları kabul eder.
Sonra orkestra şefi sahneden ayrılır. Alkışlar devam ettiği sürece, şef sahneye dönüp selam vermeye ve alkışları kabul etmeye devam eder. Orkestrayı veya tek tek bazı müzisyenleri ayağa kaldırıp alkışları kabul etmelerini isteyebilir.
Tüm bu alkışlardan, selam vermelerden, giriş ve çıkışlardan sonra, şef sonunda sahneden ayrılır, bu sırada orkestra ve dinleyiciler diğer parçaya hazırlanırlar. Bazen bazı eşyaların yerleri değiştirilir veya bazı müzisyenler eklenir veya çıkarılır.
Nihayetinde, herkes hazır olduğunda, şef diğer parçayı yönetmek üzere tekrar sahneye çıkar. Eğer bir solist varsa, sahneye şefle birlikte çıkar, bu sırada solistin dinleyicinin dikkatine odaklanmasını sağlamak için, alkışlar sırasında şefin arka planda durduğunu fark edebilirsiniz.
Oda müziği adetleri Bir oda müziği konserinde veya bir resitalde, genellikle bir şef bulunmaz, o yüzden müzisyenler selamlamayı girerken ve çıkarken yaparlar.
Opera ve Bale adetleri Opera ve balede, orkestra genellikle sahnede değil sahnenin önündeki orkestra paterinde bulunur. Bu düzende, konser şefi özel bir giriş yapmaz. Orkestra akordunu yaptıktan sonra, dinleyiciler şefin patere girişi sırasında alkışlarlar.
Opera ve balenin birçok garip adetleri vardır. En şaşırtıcı adet ise hikâye hiçbir uyarıda bulunmadan selam vermek için bölünebilir. Oyuncular alkışı kabul etmek için oyuna ara verebilir veya alkışlar sırasında kıpırdamadan durabilirler ve tekrar oyuna geri dönerler.
Ara verileceği zaman perde indirildiğinde, genellikle başoyuncular perdenin arasından geçip selam verirler.
Ara Çoğu konserde ara tam ortada verilir – sanatçılar ve dinleyicilerin mola vermesi sağlanır. Müzisyenler sahneyi terk eder; siz de koltuğunuzu terk edebilirsiniz.
Vermek ve Almak Eğer konserlerdeki alkışlama ve selam verme bölümleri size tuhaf geliyorsa, konseri bir enerji alışverişi şeklinde hayal etmenin faydası olacaktır. Müzisyenler müzikal enerjiyi dışarı verirken dinleyiciler bu enerjiyi alırlar. Parçanın bitiminde, bu kez dinleyicilerin alkışlarıyla bir şey verme ve müzisyenlerin bunu selam vererek alma sıraları gelmiştir.
Ayakta Coşku Dolu Alkışlar, Bağırışlar, Islıklar, vs. Dinleyiciler alkışları sırasında fazladan coşku gösterisinde bulunarak ayağa kalkabilirler. Eğer isterseniz “bravo!” diye bağırabilirsiniz. (Eğer politik ve dilbilgisi olarak doğru bağırmak isterseniz, bayan bir sanatçı için “brava!” diye ve bir grup için “bravi!” diye bağırın.)
Bir müzisyen olarak, dinleyicilerin heyecanlanmasına ve alkışları sırasında şamata yapmalarına bayılırım. Doğru kelimeyi söylememişler, “Evet!” diye bağırmışlar veya ıslık çalmışlar veya çığlık atmışlar hiç fark etmez. (Yine de dikkat edin: bazı Avrupa şehirlerinde ıslık çalmanın beğenmeme anlamına geldiğini duydum.)
Yuhalama Son zamanlarda, klasik müzik konserlerinde insanlar çok nazikler, ama birkaç nesil önce her şey çok daha medeniyetsizceydi. Yeni bir beste ayaklanmalara neden olabilir veya bestecisi zafer alaylarıyla caddelerde dolaştırılabilirdi. Bugün bile, bazı İtalyan opera evlerindeki sanatçılar, dinleyicilerden gelecek herhangi bir tepki sırasında kaçmaya hazır bulunurlar.
Benim fikrime göre, az biraz tutku konser hayatını canlandırabilir. Sanatçılara yaptıkları şeye ne kadar değer verdiğinizi gösterin: alkışlayın veya bağırın veya hazla yuhalayın.
Yazıyı Tavsiye Et ♫
Yorumlar
Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.
Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.